BÜLENT ALTINKAYA - Kişisel Gelişim Teknikleri

Hayatınızı Değiştirmek İçin Bir Fırsatınız Var

ANASAYFA

HAKKINDA

YAZILAR

Bilinçaltı Yazıları

Zihin Hakkında Yazılar

Sağlık Yazıları

Farkındalık Yazıları

Nefes Yazıları

Bazı Teknikler

VERDİĞİM EĞİTİMLER

SEANSLAR

EĞİTİM DUYURULARI

İLETİŞİM


NEFES VE BÜTÜNSEL SAĞLIK

Bütünsel sağlık dediğimde, bedensel, zihinsel ve ruhsal dengeyi kasdetmekteyim. Çünkü sağlık = denge demek. Doğal olan süreç sağlık olarak ifade ediliyor. Bu dengenin bozulması ise hastalık olarak. Hastalığı iyileştirmeye odaklanmaktan ziyade, sağlığın ne olduğunu, nasıl devam ettiğini, nasıl meydana geldiğini ve nasıl korunacağını öğrenirsek odağımızı olumlu bir yöne çevirmiş oluruz.

Öncelikle bedenimizin muhteşem bir zekası olduğunu kabul ederek işe başlamalıyız çünkü bu, sürece güvenmemizi sağlamakta ve bilincimiz vasıtasıyla bu inancı beslediğimizde vücudumuz da buna olumlu bir tepki vermektedir. İkinci olarak üst sistem alt sistemi etkiler kanunu gereğince ve her şeyin bir titreşim olduğu gözönüne alınırsa bedeni içten ve dıştan kuşatan üst sistemin bir enerji titreşimi olduğunu söyleyebiliriz. Bu üst sistemi tetikleyebilirsek alt sistem olan vücutta da değişiklikler meydana gelecektir. Üst sistem olan enerji titreşimini tetikleyebilmek için kullanılabilecek en kuvvetli aracımız NEFES'imizdir. Nefes öyle mucizevi bir oluşumdur ki insana hayat vermesinin yanında, bu hayatı dengeli bir şekilde devam ettirmesinin de yegane unsurudur.

Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi, eğer doğru nefes alamıyorsak zihin ve vücut arasında bir ayrışma meydana gelir, vücudunuz ile bağınız kopar. Bütün bedeni bilinçaltı olarak kabul edelim. Böylece Zihin ile Beden (bilinçaltı) arasında bir çatışma meydana gelir ve duygusal birikimler bedeninizde toplanmaya başlar ve bunlara isim veririz mesela korku, heyecan, sıkıntı, üzüntü.... vb. Bu birikim, denge denilen sağlık halini bozmaya başlar. Bedensel ve zihinsel hastalıklar ortaya çıkar.

Çözüm ise Nefes'imizdir, nefesimiz bize alt sistem olan bedenimizle bağ kurdururken aynı zamanda üst sistem olan titreşim alanını da tetiklemektedir. Yoğun ve ritmik nefes hiç deneyimlemediğiniz kuvvette bir enerji yaratır ve birikmiş olan zihinsel ve duygusal blokajlar, kalıplar serbest kalmaya, akmaya, çözülüp kaybolmaya başlarlar. Bunun için herhangi bir zorlama yapmanız yada irade kullanmanız gerekmez. Tek yapmanız gereken, nefesinize teslim olmaktır. Zor nefes alan kişiler şuna dikkat etmeliler, nefes; hayatınıza, bedeninize, bütünselliğinize, dengenize işaret eder. Eğer zor nefes alıyorsanız, sizin, hayata, kendinize, bedeninize... karşı bir direnciniz, bir reddetme haliniz, kabullenememe ve içerleme halinizin olması çok yüksek bir olasılıktır. Nefes alırken tıkandığınızı hissettiğiniz anda bu sözümü hatırlayıp direncinizi farkedip onu serbest bırakırsanız birden nefesinizin açıldığını daha derin soluklar alabildiğinizi ve derin nefes alabilme sürenizin uzadığını göreceksiniz.

Lütfen şimdi hazır bu yazıyı okumuşken sadece ağzınızı kullanarak bütün diyafram ve akciğerleriniz dolacak şekilde 7 dakika boyunca derin nefesler alın, 2 nefes arasında duraklamayın. Sürekliliği sağlayın, nefesi alış ve verişiniz pürüzsüz ve kesintisiz olsun. Eğer sorunsuz bir şekilde 7 dakika boyunca tarif ettiğim şekilde nefes alabildiyseniz. Şimdi de sizi rahatsız eden bir olayı düşünün ve oluşan duygunun vücudunuzda nerede olduğuna dikkat edin. Ör: göğsünüzde mi, karnınız damı vs... bunu tespit ettikten sonra 10 dakika yine aynı nefesi o bölgeye odaklanarak yapın. Sanki nefesi o bölgenizden alıyormuş gibi odağınızı oraya çevirin. 10 dakikanın sonunda duyguyu tekrar kontrol edin ve bir farklılık oluşup oluşmadığına dikkat edin ve eğer isterseniz bu deneyiminizide bizimle paylaşın. Bu ufak ve bir örnek niteliği taşıyan çalışma nefesi birazda olsa deneyimlemenizi amaçlamaktadır.


ENERJİNİN 5 TEMEL KALIBI

Kuantum Nefes çalışması yaparken ellerinizde hissetmeniz muhtemel olan beş temel enerji kalıbı vardır:

1. Bloke Kalıp – Başlarken ellerinizde çok az his algılamakla beraber giderek artarlar. Çok bloke olmuş alanlar genellikle kronik sorunların, hasta organların ve bazen de akut ağrının olduğu bölgelerdir (çok sık olarak değil). Çok bloke olmuş bir bölgenin üzerinde çalışıyorsanız, ellerinizde muhtemelen çok az his algılayacaksınız. Ancak, birçok durumda, ellerinizi o bölgede ne kadar uzun süre tutarsanız enerjinin giderek artmakta olduğunu o kadar farkedeceksiniz. Bu zaman alabilir. Ellerinizi bir bölgede on, yirmi, kırk dakika hatta bir saat tutmak durumunda olabilirsiniz. Zaman geçtikçe, ellerinizdeki enerji giderek artacak ve yoğunluğu bir doruk noktasına ulaşmış gibi olacaktır. Bazen enerji bu doruk noktasında uzun süre kalacak ve birden daha da yoğun derecede bir seviyeye çıkacaktır. Genellikle, enerji bir noktaya ulaştığında aynı seviyede duracak sonra hafifçe azalacaktır.

2. Yaygın Kalıp – Ellerinizde giderek doruğa çıkan ve sonra da azalan ortalama bir his algılarsınız. En sık karşılaşacağınız kalıp budur. Bazen, algıladığınız enerji yüksek bir seviyeye çıkacak ve orada kalacaktır. Bu noktada, enerjiyi daha fazla yükseltip yükseltemeyeceğinizi anlamak açısından ateş nefesini kullanmak iyi olacaktır.

3. Yoğun Kalıp – Ellerinizde giderek artan çok kuvvetli enerji hissedersiniz. Bu patern genellikle akut semptomlarla ya da bir sebepten ötürü bedeni enerjiye çok açık olan kişilerde çalışırken ortaya çıkar. Ellerinizdeki hislerin ve tipik olarak takip ettikleri enerji kalıplarının farkında olmak, ellerinizi herhangi bir pozisyonda ne kadar zaman tutacağınız konusunda yardımcı olur. Arkadaşınıza kendisini nasıl hissettiğini de sorabilirsiniz. Ağrı büyük oranda kaybolduğunda, bu genellikle işinizin şimdilik tamamlandığı anlamına gelir.

4. Tam Kalıp – Bazen enerjiyi çalıştırırken her şey doğru gidiyormuş gibi görünür ve seansın bir noktasında ellerinizde hiçbir şey hissetmediğinizi farkedersiniz. Ellerinizi uzaklaştırdığınız zaman ellerinizde bol miktarda karıncalanma hissedersiniz. Bu, tam kalıbın belirtisidir. Tam kalıp, kişinin bedeni alabileceği kadar enerjiyi almış olduğu zaman ortaya çıkar. Bu durumda, kişiye dokunduğunuz zaman ellerinizde hiçbir his algılamazsınız. Fakat ellerinizi vücuttan uzaklaştırdığınızda yoğun bir karıncalanma yada zonklama hissedersiniz. On ya da yirmi dakika sonra bedenleri yüksek titreşimlerle rezone edebilir ve enerji alabilir.

5. Merdiven Kalıbı – Enerjiyi çalıştırırken bazen yoğunluğun doruğa çıktığını farkedersiniz. Bu durumda ateş nefesini uygularsanız ellerinizin daha yüksek bir frekansta titreştiğini keşfedersiniz. Enerjinin doruğa çıktığını ve daha fazla yükselmeyeceğini düşündüğünüz zaman, ateş nefesini uygulamak enerjinin tekrar tekrar, merdivenden çıkar gibi yükselmesine neden olacaktır. Giderek, enerji belli bir seviyede kalır, aşağı düşer ya da ellerinizdeki hisler kaybolmaya başlar ve o zaman işinizin tamamlandığını anlarsınız. Bir kişiye fazla enerji vererek ona zarar veremezsiniz ve şifa seansını tamamlamazsanız, o kişi size daha yapılacak çalışmalar olduğunu söyleyecektir. Önemli olan keyif almanız ve üzerinde çalıştığınız kişi için orada bulunmaktır.


KEMİKLERİ DÜZELTMEK - HİZALAMAK

Kuantum Nefesi Enerjisini kullanarak herhangi bir kişinin kemiklerindeki eğrilikleri değiştirmeye niyet ettiyseniz, akılda tutulması gereken bazı önemli şeyler vardır. İskelet yapısının bu çeşit hareketi son derece ahenklidir.

- Kemiğin nereye ya da nasıl hareket edeceğine karar vermeniz gerekmez – beden bunu halleder. Kişinin beden zekâsı ne olacağına karar verir. Dahası, kişinin bedeni kemikleri geri yerine koymayı “seçer”. Anladığım kadarıyla, beden kendi yapısını tekrar hizalamaktan memnun olmaktadır.

- Hafif bir dokunuş kullanırsanız kemikler daha kolay hareket edecektir. Kuvvet kullanmayı, yönlendirmeyi ya da itmeyi denemeyin. İnsanlar güç kullanarak durumları kontrol etmeye şartlanmışlardır. Bu sadece gücün gerekmediği değil, etkisiz olduğu bir durumdur. Ellerinizin son derece rahat olduğundan emin olun. Bırakın elleriniz yumuşak ve rahat olsun. Enerji gergin olmadığınız zaman çok daha kolay akar.

- Yapısal düzeltmeler, kişi oturur ya da ayakta dururken daha kolay olur. Bir nedenle, yapısal tekrak hizalanma kişi dik olduğunda daha akıcı olarak gerçekleşir. Bu, bir kişi yatarken değişikliğin olmayacağı anlamına gelmez, ancak kişi oturur ya da ayakta durur pozisyondaysa daha kolay olur.

- Enerjiyi çalıştırdığınızda, birçok şifa gerçekleşebilir, sürecin bir bölümü kemiklerin hareket etmesine yol açar. Hafif bir dokunuşla duruşu değiştirmek son derece çarpıcıdır. Bunu izleyen birçok kişi doğal olarak bu çalışmanın yapısal tekrar dizilimle ilgili olduğunu düşünecektir. Kemiklerin hareketi buz dağının görünen ucu gibidir, çünkü yüzeyin altında birçok şey olmaktadır. Hücre seviyesinde gerçekleşen birçok değişikliğin farkında olmadığımız için kolayca görebildiğimizden kemiklerin hareket ettiğini söyleriz.

- Bazen kemikler çabuk, bazen yavaş hareket eder ve bazen de etmez. Bedenin yapısının olduğu gibi olmasından dolayı çok mutlu olduğu anlar vardır ve sisteme ne kadar enerji koyarsanız koyun aynı kalacaktır. Kırılmamış olanı düzeltemezsiniz. Kronik sırt ağrısı olan insanları tedavi ettiğinizde, yapısal değişikliklerin olduğunu birkaç dakikada gözlemleyebilirsiniz ya da görülebilir hale gelmesi onbeş, yirmi ya da otuz dakika alabilir. Çoğu durumlarda, bazı duruş düzenlemeleri iki ila beş dakika arasında, bazen de saniyeler içinde gerçekleşir.

- Bedende kemiklerin daha görünebilir ve kolay şekilde hareket ettikleri iki yer vardır; kalça ve oksipital kemik.


HASTA OLANIN KENDİSİ ŞİFACIDIR

Bu yazıda Şifacı kavramından bahsetmek istiyorum. Evrende rezonans dediğimiz bir kanun var. Yani iki sistemin birbirlerine enerji aktarımı yapmalarını sağlayan kuvvete rezonans diyoruz. Bu aktarım sırasında "Uyumlanma - Eşleşme" dediğimiz bir unsur devreye girer ve farklı frekanslarda titreşen bu iki sistem bir denge noktasında buluşup aynı salınımı yapmaya başlarlar. Hastalık dediğimiz kavramı, organlarımızın birbirleriyle olan "Uyumsuz" titreşimi olarak ele alalım.

Sağlıklı vücudun titreşim düzeyine "X" diyelim ve hastalıklı bölge "Y" titreşim düzeyine düşmüş olsun. Titreşimlerin farklılığından dolayı bir uyumsuzluk ortaya çıktı ve daha önceki yazılarımda belirttiğim üzere, doğru nefes alamamanın sonucu olarak bu iki sistem birbirlerini arada oluşan blokajlar yüzünden
dengeleyemiyorlar.

İşte burada Quantum Nefesi Uygulayıcısı, beden farkındalığı ve nefes vasıtasıyla ellerindeki titreşimi çok yüksek bir seviyeye çıkartır, bu seviyeye "Z" diyelim. Enerji "Z" seviyesine çıktığında, Uygulayıcı, dengeleyici nefes yöntemiyle enerjiyi bu yüksek seviyede tutar. Bu haldeyken ellerini hasta olan bölgeye yaklaştırdığında. "Y" düzeyinde düşük bir titreşim yayan hasta bölge "Z" düzeyinde ki yoğun enerjiyle karşılaştığında arada herhangi bir blokajda olmadığından dolayı vücudun zekası hemen devreye girerek "Uyumlanma - Eşleşme" düzeyine doğru hareket eder.
Vücudun eşleşeceği bölge her zaman "X" diye adlandırdığımız Sağlıklı durumdur. Ellerde ki titreşim azalırken, hasta bölgenin titreşimi yükselir ve Vücudun sağlıklı titreşim olarak kabul ettiği enerji
düzeyinde dengeye gelirler.

Dolayısıyla buradan anlayacağımız husus, Quantum Nefesi Uygulayıcısı bir şifacı değildir, sadece "Rezonanscıdır" Quantum Nefesi Uygulayıcısının görevi nefes vasıtasıyla ellerindeki enerjiyi maximum seviyeye çıkarmak ve o seviyede tutmaktır. Bunu yaptığında vücudun muhteşem zekası bu davete icabet edecek ve şifa sürecini başlatacaktır. Dolayısıyla şifacı hastanın kendisidir.